|
|
   

Kedi Engellemese Çok Çaliskan
Olurdum!!!
(3/1/2007)
Kendi
öğrencilik dönemimden de hatırlarım; işi son güne bırakanların, ağlayacak
mazeret bulma konusunda son derece mahir olduklarını. Ders çalışmaya
engel olan mutlaka bir "kedi" vardır.
"Ben aslında çok çalışkan adamımdır." ama "kedi çalıştırtmadı".
Çandan Erçetin de bu "pervasız" kedi(ler)den son derece
muzdarip olmuş. "Kedilere"
fazla itibar etmemek lazım. En azından final dönemlerinde
"kediler" daha az mesai yapsın.

Neşeli İnsanlar Daha Yaratıcı ( 27/11/2006)
|
|
Toronto Üniversitesi,
psikoloji bölümünün yaptığı bir araştırmada insanlara bir
takım işler veriliyor. Bu işlerden bir kısmı yaratıcı zekayı
yoğun bir şekilde kullanmayı diğer bir takım işer ise bu tip
bir zeka gerektirmeyen monoton özelliklerde imiş. Bu çalışmanın
ortaya koyduğu bir sonuç "şen ve şakacı" dediğimiz
insanların, "asık suratlı ve mutsuz görünen"
insanlara göre yaratıcılık gerektiren işleri daha iyi yapıyor
olmaları. Ama bu şen şakrak kişiler, yaratıcılığı olmayan
tek düze işeri "asık suratlı ve mutsuz" olan insanlara
göre daha kötü yapıyorlarmış. Şen şakrak birisi iseniz belki
daha yaratıcı işlerde çalışmalısınız.
|

Hani Para İnsanın Uykusunu Kaçırırdı? (25/12/ 2006)
|
|
Lauderdale D.S. ve arkadaşlarının (2006) yapmış olduğu ve "American
Journal of Epidomology" dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, yüksek
gelir grubundaki kişiler düşük gelir grubundaki kişilere göre daha
çabuk uykuya dalıyorlar ve daha verimli uyuyorlarmış. Bu
bilimsel bir çalışma olduğu için bu çalışmaya katılan kişiler için
bir çok faktör kontrol altına alınmış durumda. Bilimsel olarak şu
soruya cevap aranımış: Bağımsız değişkenler: 1) İnsanların
sosyoekonomik durumları; 2) sağlık durumları; 3) eğitim durumları ve
4) etnik kökenleri ile [Bağımlı değişkenler] a) ortalama uykuya
dalma süresi ve b) toplam verimli uyuma süresi. Bu değişkenlerin dışındaki
değişkenler kontrol ediliyor. İstatistiki çalışmaya 669 kişi katılıyor.Bu
çalışmaya göre ortalama olarak zenginler fakirlere göre 28 dakika
daha erken uykuya dalıyorlarmış ve uyku verimi gelir arttıkça 5% artıyormuş.
|
Thank you very much
Alex
Tobarrok
Orjinal
Makale

Ortalamanın Altı Kanunu (23/12/ 2006)
İnsanlar
minimum zahmet ile mutluluklarını en çoklamak isterler. İnsanlar ile
olan ilişkilerde buna sık sık şahit olmuyor muyuz? Bu yolda kopya çekenler,
yalan söyleyenler, vergi kaçıranlar vs. her gün gözlemliyoruz. İşin
felsefesini bir yana bırakırsak,
Alex
Tobarrok öğrencilerin
kopya çekme ve hocaları aldatmak için uydurdukları yalanlar hakkında
güzel bir analoji kullanmış. Bu analojiyi insanlar ile olan tüm ilişkilerde
de kullanılabileceğini düşünüyorum.
Öğrencilerden
bazıları kopya çekerler. Bazen de olmadık mazeretler uydurarak notlarını
yükseltmeye çalışırlar [minareye kılıf]. Öğrenciler kopya çektiklerinde
hocaların bunu fark etmediğini veya kafalarından uydurdukları
mazeretleri hocalarının anlamadığını sanırlar. Yani kılıf'ı görünmez
sanırlar. İnsan ilişkilerinde de böyle değil midir? Kılıfların hep
görünmez olduğunu sanırız.
Alex bu konuyu
Lucas'ın 1976 yılında yazdığı [Lucas Critique] ile açıklamış.
Lucas bu makalede diyor ki, devlet, merkez bankası veya iktisat politikasına
yön veren kurumlar vatandaşları sistematik olarak kandıramaz (Keynesyen
model'in belki de en büyük zafiyeti, sistematik kandırmaya izin
vermesidir). Yani: Lucas'ın eleştirisinin mikro bazdaki izdüşümü şu
şekilde yorumlanabilir (belki): hocalarınızın acemi olduğu dönemlerde
bazen kandırabilirsiniz ancak öğrencilerin hocaları (mezun olduktan
sonraki yüz yüze kalacağınız dünyayı) sistematik olarak sürekli
kandırması mümkün değildir.
Law of Below Averages ;Vincit
omnia veritas
I sometimes find
evidence of cheating on exams but I rarely take action, I don't have to.
Almost invariably the cheaters get abysmally low grades even without
penalty. Some people I know get annoyed when students without
evident handicap ask for and receive special treatment such as extra time
on exams. I comply without rancor as the extra time never seems to
help. Over the years I have had a number of students ask for
incompletes. None have ever become completes.
I call this the
law of below averages.
Addendum: Any
student who attempts to take advantage of my lax attitude should first
reflect on the Lucas
Critique. Comments
are open if you have experiences to share.
via: marginal
revolution
By. A
Tobarrok

Arthur
Pigou KGB Ajanı Olabilir mi? (22/12/ 2006)
Sarah
Ormrod'un editörlüğünü yaptığı "Cambridge Contributions"
isimli kitap'a göre; Kamu Ekonomisi derslerinde gördüğümüz meşhur
Pigou cu vergimizin kahramanı bir zamanlar KGB tarafından yanlışlık
ile ajan olduğu için araştırılmış. Davranışsal iktisadın önemli
isimlerinden birisi olan Arthur Pigou da yanlışlık ile suçlananlar
arasına girmiş.
via:
Marginal Revolution

|

Bunch
of Monkeys (19/12/2006)
CareerBuilder.com
sitesinin yapmış olduğu bir araştırmaya göre, insanlar iş
yeri arkadaşlarının 47% sini maymun'a benzetiyormuş. Kültürel
farkları dikkate alır isek, acaba bu oran Türkiye'de ne olur?
Maymun denmiş ama bu maymunun içinin doldurulması lazım. İş
arkadaşlarının maymuna benzetilmesinin 10 tane sebebi varmış:
Ben sadece bir kaçını yazayım: bazı çalışanlar hemen yan
masada çalışan iş arkadaşına direk soru sormak yerine bu
soruyu e-mail ile gönderiyormuş. İşyerinde uyuduğunu gören
arkadaşlarına, ben dua ediyordum diye kandırabileceğini sanıyormuş.
Nihayet, iş yerlerinde herkes herkesin arkasından dedikodu yapıyormuş.
Orjinal
Makale
     
|
|
|
 |